Anasayfa Günün Haberleri Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle Sitene Ekle Künye İletişim 07 Eylül 2010 Salı
Anasayfaya Dön      
Dr. Metin Özdoğan     metinozdogan@gmail.com 2010-06-20 09:37:16
GAGAVUZCA'DA AY ADLARI

Gagavuz'lar (Gökoğuzlar) Moldovya'da yaşayan Hristiyan Türkler. Gökoğuzlar Oğuz boyundan bir halk. Zamanla Gökoğuz sözcüğü Gagavuz haline gelmiş. Moldovya 4,5 milyon nüfuslu, bağcılığı, şarapçılığı ile ünlü küçük bir tarım ülkesi, Osmanlı tarihinde sıkça adı geçen Eflak-Buğdan Bölgesinin Buğdan'ı, üçyüz (300) yıl kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmış bir bölge. Batı sınırı Osmanlı-Rus savaşlarının çoğunun geçtiği yer olan Prut Nehri. Gagavuz Yeri'nde Vulkaneşti  kenti yöresinde bu savaşların anısına Ruslarca yapılmış anıtlara rastlıyor insan. Prut nehrinin    Gagavuzya kesiminde Baltacı Mehmet Paşa ile Ruslar arsında geçen Rus Ordusunun Prut Nehri deltasında sıkıştırıldıkları bataklıkları görünce duygulanıyor insan. Sonunda 1821 yılında Rus'lara kaybedilmiş, Rusyanın arka bahçesi olarak görev yapmış, Rusyayı besleyen, Çarlık sofralarına içki üreten, sağlayan bir ülke olmuştur.
 Gagavuz Türkleri, 1990 yılında Sovyetler Birliği yıkıldığında mücadele ederek, 1994 yılında güney Moldovya'da özerk bir yönetim kurmayı başarmışlar. Adı Gagauz Yeri Özerk Cumhuriyeti olup başkentleri Komrat (Kömür at) kentidir. Kentin simgesi şaha kalkmış kara bir attır, hatta kömür at simgeli bir şarap markaları da var. Nüfusları 170,000 civarındadır.  İş gereği iki üç kez gitme fırsatım oldu; köylü nineler, dedeler bizim Kütahya yöresindeki ninelerimiz ve dedelerimizinkine benzeyen duru bir Türkçe konuşuyorlar. Sözgelimi, geçen yıl yerine “bıldır”, tuvalet yerine “ayakyolu” diyorlar, “sağlıcaklan kalın” diyorlar vedalaşırken. Gagavuzca da doğal olarak çok sayıda Rusca sözcük var; ama bizim Türkiye Türkçesinde pek kullanmadığımız ilgi çekici sözcükler de var. Sözgelimi tüfek namlusu yerine tüfek kavalı, akasya ağacı yerine salkım ağacı diyorlar. Gagavuz Türkçesini merak edenlere  Gagavuzca yayınlanan Anasözü Gazetesini öneririm.  Ağ adresi “ www.anasozu.com”  olup internet üzerinden okunabilir.
 En çok ay adları beni etkiledi. Nisan ayına Gagavuz Türkleri “ Çiçekay”, Haziran ayına “ Kirazay”, Temmuz ayına “ Orakay”, Ağustos ayına “Harmanay”, Eylül ayına “Cevizay”, Ocak ayına “ Büyükay”, Şubat ayına “Küçükay” diyorlar. Ne kadar tanımlayıcı, ne kadar güzel değil mi? Neredeyse ayların adları ile doğanın o ayki durumu birebir örtüşüyor. Keşki bizde bu ay adlarını kullanıyor olsaydık! diyesi geliyor insanın. Gerçi, Türk Dil Kurumu sözlüklerinde  Anadolunun bazı bölgelerinde Temmuz ayı için “ Orak ayı”, Ağustos ayı için “ Harman ayı” denildiği bildirilmektedir, ancak, bizim kullandığımız ay isimleri, Ekim, Aralık ve Ocak ayı dışındakiler insana mevsimlerle ilgili hiçbir şey çağrıştırmıyor, ne yazık ki. Mayıs, Mart ve Ağustos ise uluslararası ay isimleri zaten. Şubat, Nisan, Haziran, Temmuz, Eylül, Kasım gibi ay isimleri Türk Dil Kurumu sitesindeki (www.tdk.org.tr)  Türkçe Sözlüğe göre Arapça kökenlidir. Öteki Gagavuz ay adları ise şöyledir: Mayıs “Hıdrellezay”, Ekim “Canavaray”, Kasım “Kasım”, Aralık “ Kırımay”, Mart “Baba Marta”. Bu adlandırma kavramına uygun olarak ben de Mart ayı için, ağaç dikme ve budama ayı olduğu için “Dikim ay” ya da “Budama ay” sözcüğünü öneriyorum. Mayıs ayı için de belki yeşil erik ve çağlaların çıktığı ay anlamında “ Erik ay” ya da “Çağla ay” diyebiliriz.
 Gagavuz Yeri'nde bir de üniversite var, Komrat Devlet Üniversitesi, Rusça dilinde eğitim veriyor. Yurtdışında yüksek öğretim görmek isteyen gençlerimize öneririm, belki yurtiçinde okumaktan daha düşük bir giderle Gagavuz Yeri'nde de eğitim görebilirsiniz. Gagavuzya'da kendinizi evinizde hissedeceğinizden, iyi bir Rusca da öğreneceğinizden eminim. Özellikle bağcılık ve şarapçılıkta çok ileriler. Tarım mühendisliği eğitimi almak için iyi bir yer diye düşünüyorum.
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Toplam 1 Yorum
  bin yıl sonra halit
Gagavuzlarla ilgili bir tv poroğramında köylü kadınların konuşmaları-kelime ve bazı ev ve mutfak adetlerinin Anadolu köy yaşamına çok benzediğini duymuştum.size katılıyorum.halk kültürü bin yıl sonra hala yaşıyor.asyadan çeşitli yörelere dağılan Türkler 1071 den bugüne kültürün muhafaza edilmiş olması kapalı toplum yapısı sayesinde korunmuş.açık toplumlarda ve de iletişimin çok arttığı günümüzde işler biraz zor.saygılar
2010-07-20 00:37:13
Yazarımızın Diğer Yazıları
   GAGAVUZCA'DA AY ADLARI / 2010-06-20 09:37:16
  KÜTAHYA' NIN ÇINARLARI / 2010-04-14 12:13:59
  KÜTAHYA KENTİNE VAKIF ÜNİVERSİTESİ ÖNERİSİ / 2010-04-05 11:23:36
  DUMLUPINAR VE 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ / 2010-04-01 11:57:00
İl Haberleri
Yazarlar
HAR VURUP HARMAN SAVURMAK...
Hüseyin Akkaşoğlu Alaaddin Akkaşoğlu Başak Akkaşoğlu Mustafa S. Saraoğlu Dr.A.Tekin Çelebioğlu Ali Orhan Dr. Metin Özdoğan A. Volkan Turgut Prof.Dr.Vural Kavuncu İsmail M. Sağıroğlu
Foto Galeri
Anket
Referandumda oyunuzun rengi ne olacak?
Ankete Katıl »
Haber Bülteni
Haber Listesi
Yayın İlkeleri . Künye . Reklam . Bize Ulaşın . RSS . Copyright © 2009 Akisgazetesi.com  
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Yazılım & Tasarım : PerisPro    E-mail: info@akisgazetesi.com